November 17
SeNi SeViYoRuM
SENi SEViYORUM
Sen, benim askim oldugun günden beri
Ben hayatimi sana endekslemisim
Sen, vazgeçilmez tutkum oldugun günden beri
Yasam gâyesini sana baglamisim
Kaptirdim kendimi fenâ bir sekilde
Içimdeki coskularin, duygularin esiri olmusum
Seni düsünmek mi diyorsun?
Güldürme!..
Acaba aklimdan çikariyor muyum?
Daliyorum öyle derinlere
Saskinlik denilen kelimeyle arkadas olmusum
Sükûnet, yaa iste o sükûnet
Varliginla erisebilecegim bir hal olsa gerek...
Kalbe önlenemez çarpinti veren, hasret ve özlem
Bir de yüzümdeki aci tebessüm
Mirildaniyorum sessizce
Iki dudagimdan dökülen iki kelime
Seni seviyorum...
Çogu zaman haykirmak istiyorum bunu
Lâkin olmuyor...
Duyuramiyorum kimselere
Gülüm, nâzenin yârim...
Çün ki sen yoksun yanimda
Ama olsun
En azindan içimde kopan firtinalara
Fâsila bulmayan siddetli kasirgalara
Kucak açip, yüklenen kâgidim var önümde
Bir de sirdasim, özümün tercümâni kalemim
Âh bir bilsen;
Sensiz geçen dakikalarda, saatlerde, günlerde
Neler yaziyoruz kalemimle...
Ne hayâller kuruyoruz kavusmak ugruna
Tabi sen bunlarin hepsinden habersizsin
Yalniz su var ki;
Bence kalemimi dâhi kiskanir dereceye getiriyor bu duygu yükü
Bazen de üzüyor kanaatimce
Ve her seye ragmen, o sasmaz gerçek çikiyor ortaya
Gönlümün sultâni, biliyor musun?
Ben var ya ben,
Seni çok seviyorum be gülüm...
....................
Seni gördüm içim acıdı sevdiğim...
Gidiyordun yine ardına bakmadan..
Gidiyordun yine görmeden gözyaşlarımı ve belki umursamadan..
Özlemiştim oysa seni..
Hem de çok...
Hem de deli gibi...
..........
Nerede olduğunu,nasıl olduğunu bilmek istemiyorum.
Ölmüşsün ,evlenmişsin...
Bilmek istemiyorum...
Seni sonsuza kadar burada,bu gidişinle bırakmak istiyorum..
Ama olmuyor,başaramıyorum...
Seni çok özlüyorum...
..........
Sen yürekteki doğum lekesi gibisin sevdiğim..
İstesem bile çıkmıyorsun, çıkaramıyorum bedenimden...
Bazen farklı olduğumu hissettirip mutlu ediyorsun beni,bazense bir bıçakla çıkarıp atacak kadar acı çektiriyorsun yüreğime...
Bazen aynaya bakıp saatlerce izleyebiliyorum seni büyük bir aşkla,bazense aynalardan nefret eder oluyorum,gözyaşlarımı kendimden bile saklıyorum varlığının verdiği acıyla...
Ve sevdiğim biliyorum..
Sen asla geçmeyecek ve hep varolacak doğum lekesi olacaksın yüreğimde.
..........
Bu kaçıncı kağıt yazdığım, bu kaçıncı atacağım sayfa olacak sana dair yazdıklarımı yok etmek için çabalayacağım.
Yazıyorum...Hiç durmadan...
Her zaman yaptığım ve yapacağım gibi..
Durmadan yazıyorum...Yazıyorum durmadan...
Ama bu sefer...
Sana dair olan her yazımda başka şeylerde saklıyorum satırlara..
Bu sefer her harfe üç gözyaşı sığdırıyorum sevdiğim...
Biri benim için...
Biri senin...
Ve diğeri kaybettiklerimizin...
Yani ikimizin ...
Yani bizim...
Bununla yetinmiyorum;her harfe üç kan damlası akıtıyorum yüreğimden...
Biri bana...
Biri sana...
Diğeri ise bize...
Hem bana,hem de sana...
Özlemlerime gem vuramıyorum,fotoğrafını alıyorum karşıma.
Bir günahın ardından bakar gibi bir halin var fotoğrafta.
Gözlerin uzaklarda...
Öyle ki fotoğraflarda dahi gözgöze gelemediğinden, gelmekten korktuğundan yaptığını düşünüyor beynim bir an...
Biliyorum saçmalıyorum...
Daha önce de saçmaladığım gibi belki de...
..........
Sonra dalıyorum iyice fotoğrafına,gözlerimde yaşla..
Seni sevdiğime değmezmişsin gibi geliyor bir an ama hemen yokoluyor.
Çünkü biliyorum seni deliler gibi seviyorum.
Biliyorum ki hiçbirşey önemli değil sana olan sevgimden...
Yaptıkların
Acıttıkların
Gözyaşlarım
ve
Kan damlalarım...
.........
Hepsi önemini yitiriyor sevdan geldiğinde aklıma.
Çünkü onlarla birlikte kabul etti yüreğim yüreğini...
NeDeNSiZ SeVDi Ve HiÇBiR NeDeN SeVDaM İçiN YeTeRLi DeĞiLDi!
.......
Fotoğraflarına baktıkça daha beter oldu yüreğim.
Bir nefes aldım kokunu duymak istercesine.
Ama kokun çoktan yitip gitmişti uzaklara.
Tenini aradım derken,gözlerini bulma çabasında bakındı gözlerim...
Sonra gözyaşı oldu aktı hayalin..
Vapurun en ucunda rüzgara bıraktım kendimi sebepsiz..
Sen gözyaşı olup ilerlerken yanağımdan dudak kıvrımıma ,ben kapattım fotoğrafını..
Ve evet...
Kaçtım...
Senden kaçmam gerekti anlamıştım. Seni aşmam gerekiyordu ama onu yapacak yürek bende yoktu..
Hiç olmamıştı,olamamıştı...
İlk defa fotoğrafını kapatıp kaçtığımı sandım ama yine yanıldım...
.........
Öyle bir şeydin ki sen sevdiğim...
Sigaraydın belki de ve ben senin en büyük bağımlın. Zararını bilip asla bırakamayan ve o acı dolu ölümünü bekleyen...
........
Sen ..
Sen sevdiğim doğum lekesi gibiydin yüreğimi kaplayan.
İstesemde çıkaramdığım...
Ve belki de çıkarmak için hiç uğraşmadığım...
Kendimi farklı hissettiren belki, belki de insan içine çıkmamı engelleyen..
Bazen varlığıyla memnun eden ,bazense kesip atmak istediğim ama atamadığım en büyük acıtanı yüreğimi...
Ve artık yazamadığım...
Ama aslında hep yanıldığım..
Durup durup aklıma geliyorsun çünkü...
Ve ben...
Durup durup yazıyorum...
Yine kendime ters kalıyorum, yazmayacağım derken bile kalem tutuyorum...
.........
Bu sefer her harfe üç gözyaşı sığdırıyorum sevdiğim...
Biri benim için...
Biri senin...
Ve diğeri kaybettiklerimizin...
Yani ikimizin ...
Yani bizim...
Bununla yetinmiyorum;her harfe üç kan damlası akıtıyorum yüreğimden...
Biri bana...
Biri sana...
Diğeri ise bize...
Hem bana,hem de sana...
Ve şimdi hesapladım da...
Bana gözyaşı ve kan damlası borçlu yüreğin.
Hadi öde borçlarını bana...
Yada öde desem ödeyebilir misin acaba?
.....
Sen; umudun,
Sen; aşkın,
Sen; özlemin....
Ve sen....
Hayatın anlamısın!
Yaşamayı seviyorum;
Çünkü içinde
"SEN VARSIN".....